Bir boşluk söz konusu yüreğimin ara sokaklarında,
Kara bulutlar kaplamış hem gökyüzünü hem beni.
Gök gürültüsü, fırtına, delicesine bir yağmur var.
Rüzgar sağa sola savuruyor önüne gelen herşeyi.
İnatla, umutla, inançla semada alıyor önüne gelen ufak kırıntıları.
Hasretini serdim caddenin orta yerine,
Yağmurlar yıkasın,
Yıkasın da bitsin bu delice esen kasırga...
Harflerle kelimeleri oluştururken bile parmak uçlarımda sancıları hissediyorum.
Her seferinde kendi adıma saklıyorum sandığıma bir tutam sevdayı...
Ve yine o parmak uçlarımın değdiği her ayna pas tutuyor, buğulaşıyor.
Geceler ne çok şey saklar mabedinde.
Herkesin gözlerini kapadığı, bedenini serdiği anda çıkıyor tekila tadında acılar.
Öylesine sert, öylesine biçimsiz...
Bir zaman gelir duvarlar, panolar, vazolar, pencereler anlatır sana hissizliği.
Hissiz kalmamak ümidi ile...
